Mikroplastik Tehlikesi Yaşam Alanlarımızda!

Son dönemde dünyanın dört bir köşesinden gelen musluk sularına karışan mikroplastik partiküllerinin varlığı haberleri, herkesi harekete geçirdi.

Bilindiği gibi mikroplastik, 5 mm´den daha küçük plastik parçacıklara denir. Mikroplastikler deniz hayatına zararlar verir. Ambalajlar, yapı malzemeleri, otomobil parçaları, elektronik aletlerin parçaları, ev eşyaları ve giysiler gibi birçok kullanım alanı olan plastikler, çevredeki atık malzemelerin yüzde 54’ünü oluşturur Çoğunlukla polietilen, polipropilen ve diğer polimerlerden üretilir.
 
Greenpeace Akdeniz Plastik Proje Sorumlusu Nihan Temiz Ataş, Türkiye´deki deniz canlılarındaki plastik kirliliği araştırmasının, plastik kirliliğinin deniz canlıları ve insan sağlığı için ne derece endişe verici olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Ataş, “Daha da vahimi, bu mikroplastiklerin çoğunluğunun tek kullanımlık plastiklerin üretiminde kullanılan polimer tipteki plastikler olması. Bu sorunun tek bir çözümü var, tüketim kültürümüzü değiştirmek. Plastiği yok edemiyoruz, kullanıp uzağa atmanın bir çözüm olmadığı ve artık plastiğin tabaklarımızda olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız. Atılacak ilk adım, alternatifi olan ve AB´de de yasaklanan tek kullanımlık ürünlerin Türkiye´de de yasaklanması olmalı. Üç tarafı plastikle değil denizlerle çevrili bir Türkiye için bunu yapmalıyız" diye konuştu.

Hangi Ürünler Mikroplastik İçerir?
 
Mikroplastik malzemeler genellikle kozmetik ürünlerinde karşımıza çıkıyor. Ruj, maskara, diş macunu, göz temizleyiciler ve vücut temizliği malzemeleri mikroplastik içerir.
 
Geçtiğimiz günlerde Amerika’da kozmetik ürünlerinde “mikroplastik” kullanımı yasaklanmıştı. İngiltere’de de bu yönde çalışmalar ortaya çıktı. Avrupa Birliği’nin mikroplastik kullanımını yasaklama konusunda karara varamaması durumunda İngiltere’nin mikroplastik kullanımı ile birlikte mikroplastik içeren ürünlerin ticaretini tek taraflı olarak durduracağını belirtmişti.

Avrupa Ülkelerinin Kirlilik Oranı Daha Düşük

İngiltere, Almanya ve Fransa da dahil olmak üzere Avrupa ülkeleri, en düşük mikroplastik oranına sahip olsalar da buna karşın oran yüzde 72 gibi önemli seviyelerde seyrediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde, bir litre suda ortalama 9,6 mikro parçacık bulunurken, Avrupa’da bu rakam 3,8 olarak görülüyor.

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi´nden Doç. Dr. Sedat Gündoğdu ise mikroplastiklerin günlük hayatta kullandığımız plastik ürünlerin zamanla çeşitli faktörler aracılığıyla parçalanması sonucu oluşan 5 milimetreden küçük plastikler olduğunu belirtti. 

Doç. Dr. Gündoğdu, bu mikroplastiklerin canlılar tarafından yanlışlıkla yenilebildiğini kaydetti. Özellikle balıklar ve kuşların bu plastikleri yemek suretiyle, boğulup ölebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Gündoğdu ayrıca, bazı mikroplastik partiküller balıkların sindirim kanalını tıkayabildiğini, mikroplastiklerin belirli boyuttan küçük olanları canlı vücudunun derinlerine taşınıp bu organlarda birikebildiğini vurgulamaktadır. Bu canlılar tüketildiğinde bu mikroplastiklerin insana transferi de söz konusu olabiliyor. Bu çalışmada elde edilen sonuçlardan özellikle barbun ve kefal balığında görülen plastikler, daha önce dünyanın çeşitli bölgelerinde benzer türler üzerine yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlardan daha yüksek. Bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini belirmiştir.